AHLAK BÖLÜMÜ

Cevap: Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Müminlerin iman bakımından en kâmil olanları ahlak bakımından en hayırlı olanlarıdır.» Hadisi Tirmizî ve İmam Ahmed rivayet etmiştir.

Cevap: 1. Çünkü bu Allah Teâlâ'nın sevgisine vesile olur.
Hadiste şöyle buyrulmuştur:
«Allah Teâlâ'ya en sevgili kullar, ahlak bakımından en hayırlı olanlarıdır.» Hadisi Hâkim ve Tabarânî rivayet etmiştir.
2- Canlıların sevgisini kazanmaya vesiledir.
3. O, mizanda en ağır gelecek şeydir.
- Hadiste şöyle geçmektedir: «Kıyamet günü mizanında en ağır olan şey güzel ahlaktır.» Hadisi Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir.
4. Güzel ahlakla ecir ve sevap katlanır.
- Hadiste şöyle geçmektedir: «Muhakkak ki Mümin, güzel ahlakı sayesinde (gündüzleri) oruç tutan (geceleri) namaz kılan kimsenin derecesine erişir.» Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir.
5. İmanın kemaline işaret eder.
- Hadiste şöyle geçmektedir: «Müminlerin iman bakımından en kâmil olanları ahlak bakımından en hayırlı olanlarıdır.» Hadisi Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir.

Cevap- Kur'an-ı Kerim'den öğreniriz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir.} [İsrâ Suresi: 9. Ayet]
Nebevî Sünnetten Delili: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.» Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir.

Cevap- İhsan: Sürekli olarak Allah'ın gözetiminde olduğunu hatırlamak, canlılara iyilik ve ihsanda bulunmaktır.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah her bir şey üzerine iyilik yazdı.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
İhsanın Çeşitleri:

✔Allah Teâlâ'ya ibadette ihsan, bu da O'na ibadet ederken ihlaslı olmaktır.
✔ Sözlü ve fiili olarak anne babaya ihsanda bulunmak.
✔ Yakın ve uzak akrabalara ihsanda bulunmak.
✔ Komşuya ihsanda bulunmak.
✔ Yetimlere ve ihtiyaç sahiplerine ihsanda bulunmak.
✔ Kötülük yapana ihsanda bulunmak.
✔ Tartışırken ihsanda bulunmak.
✔ Sözde ihsan.
✔ Hayvanlara ihsanda bulunmak.

Cevap- İhsanın zıddı kötülük yapmaktır.
* Bunun bazı örnekleri şunlardır:
Allah Teâlâ'ya İbadette İhlası Terk Etmek.
* Anne-Babaya Hürmetsizlik Edip kötülük Yapmak.
* Sıla-ı Rahimi (Akraba ziyaretini) kesmek .
* Kötü komşuluk yapmak.
* Fakirlere ve muhtaçlara ihsanda bulunmayı bırakmak. Diğer kötü söz ve davranışlarda bulunmak.

1- Allah Teâlâ'nın Haklarını Korumada Emanete Riayet Etmek:
Bunun örnekleri: Namaz, zekât, oruç, hac gibi ibadetler ve Allah'ın bize farz kıldığı diğer ibadetleri yerine getirmede emanete riayet etmek.
2- Allah Teâlâ'nın Yarattıklarının Haklarını Korumada Emanete Riayet Etmek:
● İnsanların ırzlarını.
● Mallarını.
● Canlarını.
● Sırlarını ve insanların sana emanet ettikleri her şeyi korumaya özen göstermek.
Kurtuluşa erenlerin vasıflarını zikrederken Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Onlar (Müminler), emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.} [Mü'minûn Suresi: 8. Ayet]

Cevap: İhanettir ve Allah Teâlâ'nın ve insanların haklarını zayi etmek anlamına gelir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.} [Enfâl Suresi: 27. Ayet]
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Münafığın alameti üçtür.» -Özelliklerinden birisi olarak şu zikredilmiştir «Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.» Hadis Muttefakun aleyhtir.

Cevap- Gerçeği ya da olanı olduğu gibi aktarmaktır.
Dürüstlük çeşitleri:

İnsanlarla konuşurken dürüst olmak.
Söz verince dürüst olmak.
Her söz ve davranışta dürüst olmak.
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz ki doğruluk, iyiliğe yöneltir. İyilik de Cennet'e götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu sözlü) olarak kaydedilir.» Hadis Muttefakun aleyhtir.

Cevap- Yalan söylemektir. Bu da hakikatin tersidir. İnsanlara yalan söylemek, verilen sözde durmamak, yalan yere şahitlik etmek buna birer örnektir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz yalan, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da Cehennem'e götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) olarak kaydedilir.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Münafığın alameti üçtür.» -Özelliklerinden birisi olarak şu zikredilmiştir- «Konuşunca yalan söyler. Söz verince sözünde durmaz.» Hadis Muttefakun aleyhtir.

Cevap- Allah Teâlâ'nın emrini yerine getirmede sabırlı olmak.
- Günah işlememek için sabırlı olmak.
-Takdir edilmiş olup, elem veren şeylere sabretmek. Her halükarda Allah'a hamdetmek.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Allah sabredenleri sever.} [Âli İmrân Suresi: 146. Ayet]
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Müminin hayranlık verici bir hali vardır ki, onun her işi hayırdır. Bu hal, Müminden başka hiç kimsede bulunmaz. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap- (Allah'a) İtaatte sabırsızlık, günah işleme konusunda sabırsızlık, söz ve amel ile takdir edilene razı olmamaktır.
Örnekleri:

Ölümü temenni etmek.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurmuştur: «Başa gelen bir sıkıntı sebebiyle hiçbiriniz ölmeyi istemesin. Eğer ölümü istemek zorunda kalırsa şöyle desin: Allah'ım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece hayat ver. Ölmek benim için daha hayırlı olduğu zaman canımı al!» Hadis Muttefakun aleyhtir.
Yanaklara vurarak dövünmek.
Üzerindeki elbiseleri (başına gelene isyan ederek) yırtmak.
Saçlarını yolup dağıtmak.
Bir kimsenin ölümü temenni ederek kendine beddua etmesi.
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan ve cahiliye çağrıları ile feryat eden kimse bizden değildir.» Hadisi Buhârî rivayet etmiştir.
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Mükâfatın büyüklüğü, belanın şiddetine göredir. Allah, sevdiği topluluğu belâya uğratır. Kim başına gelene rıza gösterirse Allah ondan hoşnut olur. Kim de rıza göstermezse, Allah'ın gazabına uğrar.» Hadisi Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.

Cevap: İnsanların kendi aralarında doğruluk ve iyilik üzerine işbirliği yapmalarıdır.
Yardımlaşma/İşbirliği Örnekleri:

Hakların iadesi konusunda yardımlaşmak.
Zalime karşı durma hususunda yardımlaşmak.
İnsanların ve muhtaçların ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımlaşmak.
Her türlü hayır yapma konusunda yardımlaşmak.
Günah, eziyet ve düşmanlık yapanlara yardım etmemek.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{İyilik ve takva hususunda yardımlaşın, günah ve düşmanlık hususunda yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.} [Mâide Suresi: 2. Ayet]
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Müminin, Mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah da o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da kıyamet günü, o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.» Hadis Muttefakun aleyhtir.

Cevap- 1- Allah'a karşı hayâlı olmak: Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'ya isyan etmemek ile olur.
2- İnsanlara karşı hayâlı olmak: Müstehcen sözleri söylemeyi ve avret yerlerini göstermeyi terk etmektir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İman yetmiş» veya «Altmış küsur» şubedir. En üst tabakası, ‘'Allah’tan başka hak ilah yoktur’' demek; en alt tabakası ise eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir bölümüdür.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap- Yaşlılara merhametli davranmak ve hürmet etmek.
- Yaşça küçük olanlara ve çocuklara merhametli davranmak. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Büyüğümüze saygı göstermeyen ve küçüğümüze merhamet etmeyen bizden değildir.» Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir.
- Fakirlere, yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine merhamet etmek.
- Hayvanlara yemek vererek ve eziyet etmeyerek merhametli davranmak.
Nebi -aleyhissalatu vesselam-'ın şu sözü buna bir örnektir: «Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Merhametlilere Rahman merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökteki de size merhamet etsin.» Hadisi Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir.

Cevap- Allah Teâlâ karşı duyulan sevgi.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Oysa Müminlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlüdür.} [Bakara Suresi: 165. Ayet]
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e duyulan sevgi.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki; sizden biriniz, beni, annesinden, babasından, çoluk çocuğundan daha çok sevmedikçe gerçek manasıyla iman etmiş olmaz.» Hadisi Buhârî rivayet etmiştir.
Müminlerin sevgisi, kişinin kendisi için sevdiği ve istediği hayrı kardeşleri için de istemesi.
Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Sizden biriniz kendisi için istediği şeyi din kardeşi için de istemedikçe (kâmil manada) iman etmiş olmaz.» Hadisi Buhârî rivayet etmiştir:

Cevap- Neşeli, tebessüm ve nezaketle birlikte güler yüzlü olup, insanlarla karşılaşıldığında duyulan mutluluğun ifade edilmesidir.
İnsanları birbirinden uzaklaştıran çatık kaşlı bir şekilde durmanın tam tersidir.
Neşeli ve samimi olmanın fazileti hakkında birçok hadis bulunmaktadır. Ebû Zer -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şöyle buyurdu: «Din kardeşini güler yüzle karşılaman gibi bir iyiliği (yapmayı bile) sakın küçük görme!» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kardeşine karşı güler yüzlü olman bir sadakadır.» Hadisi Tirmizî rivayet etmiştir.

Cevap- Başkalarına bahşedilen nimetin alınmasını istemek veya bundan mutsuzluk duymaktır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.} [Felak Suresi: 5. Ayet]
Enes bin Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Birbirinize buğz etmeyiniz, birbirinize haset etmeyiniz, arka dönmeyiniz. Ey Allah’ın kulları! Kardeşler olunuz.» Hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.

Cevap- Müslüman kardeşinle alay etmek, onu küçük görmektir ve bu caiz değildir.
Allah Teâlâ bunu yasaklarken şöyle buyurmuştur:
{Ey Müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tövbe etmezse işte onlar zalimlerdir.} [Hucurât Suresi: 11. Ayet]

Cevap- İnsanın kendini diğer insanların üstünde görmemesi, dolayısıyla insanları hor görmemesi ve hakkı reddetmemesidir.
- Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir.} [Furkân Suresi: 63. Ayet] Ayette geçen "Hevnen" ibaresi Tevazu ile manasına gelmektedir.
- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Allah için alçak gönüllü davranırsa, Allah da onu yükseltir.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ, bana, mütevazı olun! Öyle ki, bir kimse başka bir kimseye karşı övünmesin, yine bir kimse başka bir kimseye karşı azgınlık yapmasın diye vahyetti.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap- 1- Hak olan bir şeye karşı kibirli olmaktır. O da hakkı reddedip, kabul etmemektir.
2- İnsanlara karşı kibirli olmak ki, bu onların küçümsenmesi ve onlarla alay edilmesidir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, Cennet'e giremez." Bir adam: "Ama insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasından hoşlanır!" deyince, Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: «Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmektir.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
- Hadiste geçen "Bataru'l Hak" ifadesi Hakkı reddetmek manasına gelmektedir.
- Hadiste geçen "Gamtu'n-Nâs" ifadesi onları hakir görmek manasına gelmektedir.
- Güzel bir elbise ve iyi bir ayakkabı giymek kibirden değildir.

Cevap- Alım satımda yapılan hile, malın ayıbını gizlemekle olur.
- İlim öğrenirken kopya çekerek yapıla hile, öğrencilerin sınavda kopya çekmesi buna örnektir.
- Yalan yere yemin ederek ve yalan söyleyerek yapılan hile.
- Söylenilen sözleri ve insanlarla yapılan anlaşmaları yerine getirmemek.
Hilenin yasaklanmasına bir örnekte şu hadistir:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya şöyle dedi: «Bu tezgahın sahibi! Bu ıslaklık nedir?» diye buyurdu. Adam: Ey Allah'ın Rasûlü! Yağmur ıslattı, dedi. Peygamber Efendimiz: «İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı üst tarafa çıkarsaydın ya! Kim bizi aldatırsa, bizden değildir.» diye buyurdu. Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
Hadiste geçen "es-Subra" ifadesi bir miktar yiyecek demektir.

Cevap- Müslüman kardeşinin gıyabında kendisi hakkında hoşlanmayacağı sözleri söylemektir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.} [Hucurât Suresi: 12. Ayet]

Cevap- İnsanların arasını bozmak için aralarındaki konuşmaların ondan ona nakledilmesidir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «(Nemmâm) dedikodu yapan Cennet'e giremez.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap- İyilik yapmanın zor gelmesi ve insanın yapması gerekeni öteleyerek yapmamasıdır.
Farzları yerine getirmede tembellik yapmak buna bir örnektir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.} [Nisâ Suresi: 142. Ayet]
Mümin; tembelliği, uyuşukluğu ve aylaklığı bırakmalıdır. Bu hayatta çalışarak, hareket ederek, ciddiyet ve gayret içinde Allah Teâlâ'yı razı edecek şekilde çabalamalıdır.

Cevap- 1- Övülen Öfke: Allah Subhânehû'nun mukaddes kıldığı değerleri çiğneyen kâfir, münafık veya diğerlerine karşı duyulan öfkedir.
2- Yerilen öfke: Kişiye yapmaması gerekenleri yaptıran ve söyleten öfkedir.
Yerilen Öfkenin Tedavisi:

Abdest almak.
Ayaktaysa oturmak, oturuyorsa yatmak ve uzanmak.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu husustaki nasihatına uyarak: «Öfkelenmemek»
Öfkeliyken fevri davranmayarak kendini kontrol etmek.
Kovulmuş Şeytan'ın şerrinden Allah'a sığınmak.
Susmak.

Cevap- İnsanların kusurlarını ve gizlediklerini ortaya çıkarmak ve aramaktır.
Haram olan bu işin bazı çeşitleri:

- İnsanların evlerindeki gizli hallerini görmeye çalışmak, bilmeye çalışmak.
- Bir topluluğun konuşmasını onların haberi olmadan dinlemek.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Gizlilikleri araştırmayın.} [Hucurât Suresi: 12. Ayet]

Cevap: İsraf: Savurganlık, uygun olmayan yerlere para harcamak. Bunun zıddı ise cimrilik: Uygun olan yerlere harcamamak, esirgemek.
Doğru olan ise ikisinin ortasıdır ve Müslüman cömert olmalıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Onlar harcadıkları zaman ne israf ne de cimrilik ederler. (Harcamaları) bu ikisi arasında dengeli olur.} [Furkân Suresi: 67. Ayet]

Cevap- Korkaklık: Bir kimsenin, korkulmaması gereken bir şeyden korkmasıdır.
Hakkı söyleme ve kötülüğü inkâr etmede korkmaktır.
Cesaret:
Hak için gösterilen cesarettir. İslam'ı ve Müslümanları savunmak için cihat meydanlarında gösterilen cesaret buna bir örnektir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dua ederken şöyle derdi: «Allah’ım! Korkaklıktan sana sığınırım...»
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kuvvetli Mümin, zayıf Müminden, Allah’a daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Her ikisinin de Mümin olması sebebiyle) hepsinde hayır vardır!» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap- Lanet etmek ve sövmek buna örnektir.
- Bir kimsenin “hayvan” veya benzeri ifadeler söylemesi buna örnektir.
- Veya mahrem konularda kötülük ve müstehcenlik içeren sözlerle bahsetmek.
- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bunların hepsini yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: «Mümin ne kınayıcı, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayâsızdır.» Hadisi Tirmizî ve İbn Hibbân rivayet etmiştir.

Cevap- 1- Sana güzel ahlak vermesi ve bu konuda sana yardım etmesi için Allah'a dua etmek.
2- Allah -Azze ve Celle-'nin gözetimi altında olduğunu, O'nun seni bildiğini, işittiğini ve gördüğünü idrak etmektir.
3- Güzel ahlakın mükâfatını ve Cennet'e girmek için bir sebep olduğunu hatırla.
4- Kötü ahlakın akıbetini ve Cehenneme girmek için bir sebep olduğunu hatırla.
5- Güzel ahlak Allah Teâlâ'nın ve yarattıklarının sevgisini, kötü ahlak ise Allah'ın ve yarattıklarının nefretini celbeder.
6- Nebi -aleyhissalatu vesselam-'ın hayatını okumak ve onu örnek alıp onun peşinden gitmek.
7- İyi insanlarla beraber olmak ve kötülerin arkadaşlığından kaçınmak.
*******
Zikirlerin en hayırlısı, kalbin ve dilin ittifak ettiği zikirdir.