FIKIH BÖLÜMÜ:

Cevap: Taharet; hadesin ortadan kaldırılması, necasetin izale edilmesidir. Yani; namaz kılmaya mani olan şeyleri ortadan kaldırmaktır.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Namazın anahtarı abdest almaktır.» Hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.
Necasetten Taharet:
Bir Müslümanın vücuduna, elbisesine, yere ve namaz kıldığı yere bulaşan necaseti temizlemesidir.
Hadesten Taharet:
Temiz su ile abdest veya gusül alarak ya da su bulamayan veya suyu kullanamayacak durumda olan kimsenin teyemmüm alarak yaptığı temizliktir.

Cevap: Temizlenene kadar suyla yıkayarak temizlenir. - Köpeğin yaladığına gelince; ilki toprakla toplamda yedi defa yıkanarak temizlenir.
Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Köpek birinizin kabına dilini sokup yalayacak olursa, o kabın temizlenmesi ilki toprak ile olmak üzere yedi defa yıkayarak gerçekleşir.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap: Nebi -aleyhissâlâtu vesselâm- şöyle buyurmuştur: «Müslüman –veya Mümin– bir kul abdest aldığında yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile yüzünden çıkar. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile ellerinden çıkar. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile ayaklarından çıkar. Neticede o kul, günahlardan temizlenmiş olur.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap: Eller üç defa yıkanır. Üç defa mazmaza, istinşâk ve istinsâr yapılır.
Mazmaza:
Suyun ağza alınması, çalkalanması ve tükürülerek suyun dışarı atılmasıdır.
İstinşâk:
Sağ avuca alınan suyun burnun içine çekilmesidir.
İstinsâr:
İstinşâk yaptıktan sonra sol el ile suyun burundan dışarı çıkartılmasıdır.
Sonra yüzünü üç defa yıkarsın.
Sonra kollarını dirseklere kadar üç defa yıkarsın.
Sonra başını ön tarafından arka tarafına ve arkadan ön tarafa doğru mesh edersin. Kulaklarını da mesh edersin.
Sonra ayaklarını aşık kemiklerine kadar üç defa yıkarsın.
Bu abdestin en kâmil olan şeklidir. Osman, Abdullah b. Zeyd ve diğer sahabelerin Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiği Buhârî ve Müslim hadislerinde yer almaktadır.
Bu, Buhârî ve diğerlerinde de ondan sabit olmuştur: «Abdest azalarını birer kez ya da ikişer kez yıkayarak abdest aldı.» Anlamı: Abdest azalarından her bir uzvu bir defa veya iki defa yıkadı.

Cevap: Bir Müslümanın içlerinden birini terk etmesiyle abdestin geçerli olmayacağı farzlardır.
1- Mazmaza ve istinşâkla beraber yüzün yıkanması.
2- Kolların dirseklerle beraber yıkanması.
3- Başın ve kulakların mesh edilmesi.
4- Ayakların aşık kemikleriyle beraber yıkanması.
5- Abdest azaları arasındaki sıralama; önce yüzü yıkamak, sonra kolları yıkamak, sonra başı mesh etmek, sonra da ayakları yıkamaktır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başlarınızı mesh edin, ayaklarınızı da aşık kemiklerine kadar yıkayın.} [Mâide Suresi: 6. Ayet]
Muvâlât: Abdest azalarını ara vermeksizin biri kurumadan diğerini yıkayarak abdest almaktır. - Abdesti yarım alıp, başka vakitte diğer kısmını tamamlarsa, o kimsenin abdesti geçerli olmaz.
Hadiste şöyle buyrulmuştur:
«Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz kılan bir adamı gördü, ayağının arka kısmında bir dirhem kadarlık yer kuru kalmış su değmemişti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o kimseye abdesti ve namazı tekrar etmesini emretti.» Hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.

Cevap: Abdestin Sünnetleri: Bir kimse bu sünnetleri yaparsa, o kimse için fazladan sevap ve mükâfat vardır. Terk ederse o kimseye bir günah yoktur, abdesti de geçerlidir.
1- Besmele çekmek: Bismillah demek. Hadiste şöyle buyrulmuştur: Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Abdest alırken Allah Teâlâ'nın ismini zikretmeyen kimsenin abdesti yoktur.» Hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.
2. Misvak kullanmak. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Eğer ümmetime güçlük vermeyeceğini bilseydim, her abdest için misvak kullanmalarını emrederdim.» Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir.
3- Elleri yıkamak.
4. Parmakların arasını hilallemek. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Abdesti güzelce al, parmakların arasına suyu eriştir. Oruçlu değilken burnuna suyu çokça çek.» Hadisi Sünen sahipleri rivayet etmiştir.
5- Abdest azalarının ikinci ve üçüncü kez yıkanması.
6. Sağdan başlamak. Hadiste: Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: «Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem- ayakkabısını giymeye, temizlenmeye (abdest, gusül) ve taranmaya varıncaya kadar her işe sağdan başlamayı severdi.» Hadis Müttefakun aleyhtir.
7- Abdest duasını okumak: «Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka hak ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve rasûlü olduğuna şahitlik ederim.» Müslim rivayet etmiştir.
8- Sonrasında iki rekât namaz kılmak. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Kim benim bu aldığım abdest gibi abdest alır, sonra da huşu içinde iki rekât namaz kılarsa o kimsenin geçmiş günahı bağışlanır.» Hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.

Cevap: İdrar, dışkı veya yel gibi ön ve arka taraftan çıkanlar.
Uyumak, delirmek veya bayılmak. Hadiste şöyle buyrulmuştur: Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Göz makatın bağıdır. Göz uyuyunca bağ çözülmüş demektir.» Hadisi Ebû Dâvûd ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
Deve eti yemek. «Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sordu: Deve eti yedikten sonra abdest almalı mıyım? (Evet) dedi.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
- Çıplak elle arada bir şey olmadan avret mahalline (ön, arka) dokunmak. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Kim cinsel (erkeklik) organına dokunursa abdest alsın.» Hadisi Ebû Dâvûd, Tirmizî ve diğerleri rivayet etmiştir.

Cevap: Teyemmüm; su bulunmadığında veya kullanılması mümkün olmadığında toprak ve benzeri şeylerin kullanılmasıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin) o toprakla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. . Şüphesiz Allah, çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.} [Nisâ Suresi: 43. Ayet]

Cevap: Avuç içleriyle toprağa bir kere vurulur, yüz ve ellerin üst kısmı bir kez mesh edilir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Ammâr b. Yâsir -radıyallahu anh-'a şöyle buyurmuştur: «(Şöyle yapman yeterliydi). Ardından Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- nasıl teyemmüm alınacağını göstermek için; iki avucuyla yere bir defa vurdu, sonra avuçlarına üfledi, sonra iki elinin içiyle yüzünü ve ellerinin üst kısmını mesh etti.» Hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.

Cevap: Abdesti bozan her şey teyemmümü de bozar.
Su bulunursa teyemmüm bozulur.

Cevap: Huffeyn/Mestler: Deriden üretilen ayağa giyilen şeydir.
Cevrabeyn/ Çoraplar:
Deri dışında başka bir şeyden üretilen ve ayağa giyilen şeydir.
Ayakları yıkamak yerine üzerlerine mesh etmek caizdir.
- Mugîre b. Şu’be -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- abdest alıp çoraplarının üzerine mesh etmiştir. Hadisi Ebû Dâvûd, Tirmizî ve diğerleri rivayet etmiştir.
Buhârî ve Müslim'de şöyle geçmektedir:
Abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti.

Cevap: Özellikle soğukta, kış mevsiminde ve yolculuk zamanlarında ayaklara giyilmiş olan mest ya da çorabı çıkarmanın zor olduğu durumlarda, kullara kolaylık sağlar. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Allah sizin için kolaylık istiyor, güçlük çekmenizi istemiyor.} [Bakara Suresi: 185. Ayet]

Cevap: 1- Mestler tam bir şekilde abdest aldıktan sonra giyilir.
«Ben, bir yolculuk sırasında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte idim. (Abdest için) mestlerini çıkarmak üzere ellerimi uzattığımda bana: "(Onları bırak! Çünkü ben, mestlerimi abdestli olarak giydim, buyurdu.) Sonra da mestlerinin üzerini mesh etti.» «Onları bırak! Çünkü ben, mestlerimi abdestli olarak giydim, buyurdu.» Sonra da mestlerinin üzerini mesh etti. Hadis Muttefakun aleyhtir.
2- Mestin temiz olması gerekir, necis bir şeyin üzerine mesh etmek caiz değildir.
3- Mestlerin abdest alırken yıkanması farz olan yerleri örtmesi gerekir.
4- Mesh, yolcu olmayan mukim için bir gün bir gece ve yolcu için üç gün üç gece olarak belirlenen süre içinde yapılması gerekir.
Ali -radıyallahu anh-'tan rivayet edilen hadiste şöyle buyrulmuştur: «Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- yolcuya üç gün ve üç gece yolcu olmayana da bir gün ve bir gece mestlerin üzerine mesh etme süresi verdi.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Mesh yapmanın şekli ise şöyledir: Su ile ıslatılan eller ayak parmak uçlarına koyulur, sonra onları ayak bileğine kadar mesh edilir. Sağ ayağını sağ eli ile, sol ayağını sol eliyle mesh eder, mesh ederken parmakların arasını açar ve meshi tekrarlamaz.

Cevap: 1- Mesh süresinin dolması; şeriatın belirlediği mesh etme süresi bittikten sonra mestler üzerine mesh yapmak caiz değildir. Bu süre de mukim için bir gün bir gece, yolcu için de üç gün üç gecedir.
2- Mestlerin çıkarılması; bir kimse mesh ettikten sonra mestlerini veya birini çıkarırsa, daha sonra üzerlerine mesh yapmak geçerli olmaz.

Cevap- Namaz: Tekbir ile başlayıp selam ile biten, belirli söz ve amellerle Allah'a ibadet etmektir.

Cevap: Namaz her Müslüman'a farzdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Şüphe yok ki namaz, belirli vakitlerde Müminler üzerine farz kılınmıştır.} [Nisâ Suresi: 103. Ayet].

Cevap: Namazı terk etmek küfürdür. Nebi -aleyhissalâtu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Bizimle onlar (münafıklar) arasındaki sözleşme, namazdır. Kim, namazı terk ederse, kâfir olur.» Ahmed, Tirmizî ve diğerleri tarafından rivayet edilmiştir.

Cevap: Bir gün ve bir gecede beş vakit namaz farz kılınmıştır.
- Sabah Namazının Farzı: İki rekâttır.
- Öğle Namazının Farzı: Dört rekâttır.
- İkindi Namazının Farzı: Dört rekâttır.
- Akşam Namazının Farzı: Üç rekâttır.
- Yatsı Namazının Farzı: Dört rekâttır.

Cevap: 1- İslam; kâfirin kıldığı namaz geçersizdir. Şirk koşmasıyla amelleri geçersiz olur.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Eğer Allah’a ortak koşarsan, bilmiş ol ki yaptıkların boşa gider.} [Zümer Suresi: 65. Ayet]
2- Akıl; delinin kıldığı namaz geçerli değildir.
3- Temyiz; küçük, ayırt edemeyen çocuğun kıldığı namaz geçerli değildir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Üç kişiden sorumluluk kalkmıştır. Bunlar: Uyanıncaya kadar uyuyan kişi, aklı baliğ oluncaya kadar çocuk ve akıllanıncaya veya kendine gelinceye kadar deli.» Hadisi Sünen sahipleri rivayet edilmiştir.
4. Niyet.
Hadiste şöyle buyrulmuştur:
«Ameller, ancak niyetlere göredir. Herkes ancak (ameliyle) niyet ettiğinin karşılığını alır.» Hadisi Buhârî rivayet etmiştir.
5- Vaktin girmesi. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Şüphe yok ki namaz, belirli vakitlerde Müminler üzerine farz kılınmıştır.} [Nisâ Suresi: 103. Ayet]
6- Hadesten taharet. Hadiste şöyle buyrulmuştur: Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Birinizin abdesti bozulunca, abdest almadıkça, Allah onun namazını kabul etmez.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
7- Necasetten taharet. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Elbiseni tertemiz tut.} [Müddessir Suresi: 4. Ayet]
8- Setru'l Avret. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin} [A'râf Suresi: 31. Ayet]
9- Kıbleye Yönelmek. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız olun yüzünüzü o yöne çevirin.} [Bakara Suresi: 144. Ayet]

Cevap: Namazın rükünleri on dört tanedir. Bunlar:
1- Gücü yetenin farz namazda kıyamda ayakta durması. İmrân b. Husayn -radıyallahu anh-'ın Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiği hadiste: «Namazı ayakta kıl. Ayakta kılmaya güç yetiremezsen oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse yan tarafın üzere yatarak kıl.» diye buyrulmuştur. Hadisi Buhârî rivayet etmiştir.
- İftitâh Tekbiri (Namaza Başlangıç): "Allahu Ekber" Peygamber -aleyhisselâtu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Namaza durduğun vakit başlangıç tekbirini al.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
- Fâtiha Suresi'ni okumak. Peygamber -aleyhisselâtu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Fâtihatu’l-Kitabı okumayan kimsenin namazı yoktur.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
4- Rükû etmek. Sırtı dümdüz tutup başı da sırtın hizasında düz tutmak.
5- Rükûdan doğrulmak.
- Tamamen doğrulduktan sonra ayakta durmak. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sonra rükûa varıp da azaların yerleşmiş oluncaya kadar dur. Sonra başını kaldırıp ayakta (büsbütün) doğruluncaya kadar dur.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
7- Secde etmek; alnını, burnunu, ellerini, dizlerini ve ayak parmak uçlarını secde yerine tam bir şekilde koymak.
8- Secdeden doğrulmak.
- İki secde arasında oturmak: Peygamber -aleyhisselâtu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Sonra secdeye var ve azaların yerleşinceye kadar secdede kal. Sonra başını kaldırıp da azaların yerleşinceye kadar otur.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
Bu oturuştaki sünnet; iftiraş oturuşudur. O da sol ayağının üzerine oturup, sağ ayağını parmaklar kıbleye gelecek şekilde dikmektir. Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anhâ-'nın rivayet ettiği hadiste: «Sol ayağının üzerine oturur ve sağ ayağını dikerdi.» denilmiştir. Hadisi Müslim rivayet etmiştir.
10- Ta‘dîl-i erkân: O da fiili rükünlerin yerli yerince acele etmeden sükûnet içinde yerine getirilmesidir.
11- Son teşehhüt. İbn Mesûd -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Teşehhüd, farz kılınmadan önce namazda şöyle derdik: Nesâî rivayet etmiştir ve aslı sahihayndedir.
12- Son teşehhüt için oturmak.
- İki kere selam vermek. O da iki kere “Es-selâmu aleykum ve rahmetullah” denilmesidir. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Es-selamu aleykum ve rahmetullah deyip sağına selam verir, es-selamu aleykum ve rahmetullah deyip soluna selam verirdi.» Hadisi Tirmizî ve diğerleri rivayet etmiştir.
Namazın rükünlerini sırasıyla yapmak. -Yukarıda açıkladığımız gibi-. Mesela bir kimse kasten rükûdan önce secde ederse namazı batıl olur. Yanlışlıkla yaparsa, rükûa geri dönmesi sonra da secde etmesi gerekir.

Cevap: Namazın farzları sekiz tanedir. Bunlar:
1- İftitah/Başlangıç tekbiri haricindeki tekbirler.
2- İmam ve tek başına kılan için «Semiallahu limen hamide» demek.
3- «Rabbenâ ve lekel-hamd.» demek.
4- Rükûda bir kez «Subhâne Rabbiyel Azim» demek.
5- Secdede bir kez «Subhâne Rabbiyel A'lâ» demek.
6- İki secde arasında «Rabbiğfirli» demek.
7- İlk teşehhüdü okumak.
8- İlk teşehhüt için oturmak.

Cevap: Namazın sünnetleri on bir tanedir. Bunlar:
1- İftitah/Başlangıç tekbirinden sonra: Başlangıç duası olarak isimlendiren "Subhâneke, Allahumme ve bi hamdike ve Tebâreke's-muke ve Teâlâ cedduke ve lâ ilâhe gayruke " duasını okumak.
2- Eûzu billah demek.
3- Besmele çekmek.
4- Âmîn demek.
5- Fâtiha'dan sonra bir sure okumak.
6- İmamın kıraatini sesli bir şekilde yapması.
7- «Rabbenâ ve lekel-hamd.» dedikten sonra. "Mil'e's-semâvâti ve mil'el-ardi ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du" demek.
8- Rükûdaki bir defadan fazla «Subhâne Rabbiyel Azim» demek. Yani bu sözü iki, üç ya da daha fazla söylemek.
9- Secdede birden fazla «Subhâne Rabbiyel A'lâ» demek.
10- İki secde arasında birden fazla «Rabbiğfirlî» demek.
11. Son teşehhütte Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine salât ve bereket ifadelerinin yer aldığı “Salli ve Bârik dualarını” okumak ve akabinde de dua etmek.
Fiili sünnetler, azalar ile yapılan hareketler olarak da isimlendirilir:
1- Başlangıç tekbiriyle beraber ellerini kaldırmak.
2- Rükûya giderken elleri kaldırmak.
3- Rükûdan kalkarken elleri kaldırmak.
4- Sonrasında elleri bağlamak.
5- Sağ eli, sol elin üzerine koymak.
6- Secde ettiği yere bakmak.
7- Kıyamda ayakların arasını açmak.
8- Rükûda parmakların arasını açarak dizleri kavramak, sırtı ve başı dümdüz tutmak.
9- Üzerine secde edilen vücut azalarını en doğru şekliyle yere koymak ve azaların secde edilen yere temas etmesi.
10- Kolları vücuda, karnı baldırlara ve alt baldırı üst baldıra değdirmemek. Dizlerin arasını açmak, parmakları (kıbleye doğru) katlayarak ayakları dik tutmak. Parmakları birleştirerek elleri omuzların hizasına koymak.
11- İlk teşehhütte ve iki secde arasında iftiraş oturuşu ve son teşehhütte teverrük oturuşu ile oturmak.
12- İki secde arasında otururken elleri baldırların üzerinde düz ve parmaklar bitişik bir şekilde koymak. Teşehhütte otururken de böyle yapmak, ancak sağ elin serçe parmağı ve yüzük parmağı kapatmak, baş parmak ve orta parmak ile halka yapmak, Allah'ı zikrederken işaret parmağı düz tutmak.
13- Selam verirken başı sağa sola çevirmek.

Cevap: 1- Namazın rükünlerinden ya da şartlarından birini terk etmek.
2- Bilerek konuşmak.
3- Bir şeyler yemek ya da içmek.
4- Ardı ardına çokça hareket yapmak.
5- Namazın farzlarından birini kasten terk etmek.

Cevap: Namazın kılınışı:
1- Vücudunun tamamıyla, başka bir yere dönüp yönelmeden kıbleye döner.
2- Sonra da kılmak istediği namaza, dili ile telaffuz etmeden kalbiyle niyet eder.
3- Sonrasında iftitah/başlangıç tekbirini alır: (Allahu Ekber) der ve tekbir alırken ellerini omuzlarının hizasına kaldırır.
4- Daha sonra göğsünün üzerinde sağ elinin içini sol elinin üzerine bağlar.
5- Sonra da başlangıç duasını okur: «Allahumme bâ‘id beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne’l-meşriki ve’l-mağrib. Allahumme nakkinî min hatâyâye kemâ yunakka’s-sevbu’l-ebyadu mine’d-denes. Allahumme’ğsilnî min hatâyâye bi’s-selci ve’l-mâi ve’l-berad.» «Allah'ım! Doğu ve batının arasını uzaklaştırdığın gibi, beni de günahlarımdan uzaklaştır. Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de günahlarımdan temizle. Allah'ım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile arındır (temizle).»
Ya da şu duayı okur:
«Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük ve lâ ilâhe gayruk.» «Allah'ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Senden başka hak ilah yoktur».
6- Sonra şeytandan Yüce Allah'a sığınarak şöyle der: «Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm». «Kovulmuş Şeytan'dan Allah’a sığınırım.»
7- Sonra da besmele çeker, Fâtiha'yı okur: {Bismillâhirrahmânirrahîm}1 (Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla) {Hamt âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.} 2 {O Rahman'dır Rahîm'dir.} 3 {Din/Ceza gününün sahibidir.} 4 {(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.} 5 {Bize doğru yolu göster.} 6 {Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!} 7 [Fâtiha Suresi: 1-7. Ayetler]
Sonra: (Âmin) der, yani: Ey Allah'ım! İcabet eyle/kabul et.
8- Sonra Kur'an'dan kolayına geleni okur ve sabah namazında kıraatı uzun tutar.
9- Sonra rükû eder, yani Allah'ı tazim etmek için sırtını eğer, rükûa giderken tekbir alır ve ellerini omuz hizasına kadar kaldırır. Rükûda sırtını ve başını dümdüz tutması ve parmakların arasını açarak dizleri kavraması sünnettir.
10- Rükûda şöyle der: «Subhâne Rabbiye'l Azîm» Azîm olan Rabbim her türlü noksan sıfatlardan uzaktır, bunu üç defa söyler. Eğer «Subhâneke'llâhumme ve bi hamdike, Allahummeğfirlî.» (Allah'ım! Yüce Rabbimiz! Seni ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve sana hamdederim. Allah'ım! Beni bağışla.) derse de güzel olur.
11- Sonra başını rükûdan kaldırır ve şöyle der: «Semiallâhu limen hamideh.» (Allah hamdedenin hamdini kabul eder). Sonra ellerini omuzlarının hizasına kaldırır. Cemaat «Semiallâhu limen hamideh.» demez. Onun yerine «Rabbe­na ve leke'l-hamd» (Ey Rabbimiz! Hamt sana mahsustur) der.
12- Rükûdan doğrulduktan sonra «Rabbenâ ve lekel-hamd. Mil'u's-semâvâti ve mil'ul-ard ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du".» «Allah'ım! Rabbimiz, gökler ve yer dolusu kadar her ikisinin arasını dolduracak kadar ve bundan sonra dilediğin her şeyi dolduracak kadar hamt yalnız sanadır.»
13- Sonra birinci secdeyi yapar ve secdeye giderken "Allahu Ekber" der. Yedi aza üzerine secde eder: Alın, burun(1), eller, dizler ve ayak parmakları. Kollarını yanlarından uzak tutar, kollarını yere değmeyecek şekilde koyar. Parmak uçları kıbleye doğru olur.
14- Secdesinde şöyle der: «Subhâne Rabiye'l a'lâ» Yüce olan Rabbim her türlü noksan sıfatlardan uzaktır, bunu üç defa söyler. Eğer «Subhâneke'llâhumme ve bi hamdike, Allahummeğfirlî.» (Allah'ım! Yüce Rabbimiz! Seni ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve sana hamdederim. Allah'ım! Beni bağışla!» derse de güzel olur.
15- Sonra da «Allahu Ekber» diyerek secdeden başını kaldırır.
16- Sonra iki secde arasında sol ayağının üzerine oturur. Sağ ayağını diker. Ellerini baldırları ve dizleri üzerine koyar.
17- İki secde arasında otururken şöyle dua eder: «Rabiğfirlî, verhamnî, vehdinî, verzuknî, vecburnî ve âfinî». Ey Allah’ım! Beni bağışla. Bana merhamet et. Beni doğru yola ilet. Bana rızık ver. Beni ıslah et. Bana afiyet ver.»
18- Sonra sözlü ve fiili olarak ikinci secdeyi de birinci secdeyi yaptığı gibi yapar ve ikinci secdeye giderken de tekbir getirir.
19- Sonra ikinci secdeden “Allahu Ekber” diyerek ikinci rekâta kalkar. İkinci rekâtı da, başlangıç duası hariç sözlü ve fiili olarak birinci rekâtı kıldığı gibi kılar.
20- Sonra ikinci secdeyi bitirdikten sonra "Allahu Ekber" diyerek oturur. İki secde arasında oturur gibi oturur.
21- Bu oturuşta teşehhüt, salli-barik dualarını okur ve dört şeyden Yüce Allah'a sığınır: «Ettehıyyâtu lillâhi ves-salevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluh.” Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârakte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd." «Allâhumme innî eûzu bike min azâbi'l kabri ve azâbi'nnâri ve min fitneti'l mahyâ ve'l memâti ve min fitneti el-mesîhi'd deccâl.»
“Selam, dua ve iyilikler Allah’a mahsustur. Ey Peygamber, selam sana ve Allah’ın rahmeti ve bereketleri üzerine olsun. Selam bize ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah’tan başka hak ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed O’nun kulu ve elçisidir. Allah’ım, Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine, İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine bereket verdiğin gibi bereket ver. Sen gerçekten övülmeye layık ve yücesin. Cehennem azabından, kabir azabından, hayat ve ölüm fitnelerinden ve Deccâl’in fitnesinden Allah’a sığınırım.” Sonra dünya ve ahiret hayırlarından istediği şeyler için Rabbine dua eder.
22- Sonra “Es-selâmu aleykum ve rahmetullah” diyerek sağına selam verir, aynı şekilde soluna da selam verir.
23- Eğer kılınan namaz üç veya dört rekât ise; birinci teşehhüdün sonunda «Eşhedu en lâilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasûluh.» dedikten sonra başka bir şey okumaz.
24- Sonra “Allahu Ekber” diyerek ayağa kalkar ve ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırır.
25- Sonra namazın geri kalanını ikinci rekât gibi kılar, yalnız Fâtiha suresini okumakla yetinir.
26- Sonra teverrük oturuşuyla oturur, böylece sağ ayağını dik tutar. Sol ayağı sağ bacağının altından çıkarır ve sol kalçasını yere koyar. Ellerini birinci teşehhütte olduğu gibi baldırları üzerine koyar.
27- Bu son oturuşta teşehhütte okunan duaların tamamını okur.
28- Sonra «Es-selâmu aleykum ve rahmetullahi» diyerek sağına selam verir, aynı şekilde soluna da selam verir.

Cevap: «Estağfirullah» üç kere söylenir.
«Allahumme ente's-selâmu ve minke's-selâm. Tebârekte yâ ze'lcelâli ve'l-ikrâm.» (Allah'ım! Sen Selam'sın. Selamet de sendendir. Ey celâl ve ikram sahibi! Sen münezzehsin, sen yücesin.)
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh. Lehû'l-mülk ve lehu'l-hamd ve huve alâ kulli şeyin kadîr. Allahumme lâ mânia limâ a'tayte ve lâ mu'tıye limâ mena'te. Ve lâ yenfeu zelceddi minke'l-ced»
«Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l mülk ve lehu'l hamd ve huve alâ külli şeyin kadîr, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah, lâ ilâhe illallah, ve lâ na'budu illâ iyyâhu, lehunni'metu ve lehu'l fadlu ve lehus-senâu el-hasen, Lâ ilâhe illâllah muhlisîne lehu'd-dîn ve lev kerihe'l kâfirûn.»
«Subhânallah» Allah, her türlü noksanlıklardan münezzehtir. Otuz üç kere söylenir.
«El-hamdu lillâh» Hamt âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Otuz üç kere söylenir.
«Allahu Ekber» Allah en büyüktür. Otuz üç kere söylenir.
Sonra da yüzü tamamlamak için şöyle der:
«Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l mülk ve lehu'l hamd ve huve alâ külli şeyin kadîr.» «Allah'tan başka (hak) ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Hamt yalnızca O'nadır ve O'nun her şeye gücü yeter.»
- İhlas Suresi'ni ve Muavvizat (Felak ve Nâs) surelerini sabah ve akşam namazlarından sonra üç kere, diğer namazlardan sonra ise bir kere okur.
- Âyete'l-Kürsi'yi bir kere okur.

Cevap: Sabah namazının farzından önce iki rekât.
Öğle namazının farzından önce dört rekât.
Öğle namazının farzından sonra iki rekât.
Akşam namazının farzından sonra iki rekât.
Yatsı namazının farzından sonra iki rekât.
Fazileti:
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslüman bir kul her gün on iki rekât nafile namaz kılarsa Allah onun için Cennet'te bir ev bina eder.» Hadisi Müslim, Ahmed ve diğerleri rivayet etmiştir.

Cevap: Cuma günüdür. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz Cuma günü sizin en faziletli gününüzdür. Âdem o günde yaratılmış ve ruhu o günde kabzedilmiştir. Sûr'a o gün üflenecek ve herkesin ölümü o gün olacaktır. O günde bana çok salavat getiriniz. Çünkü sizin salavatınız bana arz olunur.» Orada bulunanlar: Ey Allah'ın Rasûlü: "Vefat ettiğin ve senden hiçbir eser kalmadığı zaman salavatlarımız sana nasıl arz edilir? diye sorunca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Allah Azze ve Celle yeryüzüne peygamberlerin cesetlerini yemeyi haram kıldı!" cevabını verdi.» Hadisi Ebû Dâvûd ve diğerleri rivayet etmiştir.

Cevap: Her yetişkin, aklı başında ve mukim olan Müslüman erkek üzerine farzdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.} [Cuma Suresi: 9. Ayet]

Cevap: Cuma namazı iki rekâttır ve imam kıraatı sesli okur. Namazdan önce bildiğimiz üzere iki hutbe vardır.

Cevap: Meşru bir mazeret olmadıkça cuma namazını kaçırmak caiz değildir ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: «Kim, özürsüz olarak üç defa cuma namazını terk ederse (kılmazsa), Allah onun kalbini mühürler.» Hadisi Ebû Dâvûd ve diğerleri rivayet etmiştir.

Cevap: 1. Gusül almak. Peygamber -aleyhisselâtu vesselam- şöyle buyurmuştur: «İhtilam (cünüp) olma çağına gelmiş olan herkese cuma günü guslü farzdır.» Hadisi Buhârî rivayet etmiştir.
2- Koku sürünmek, hadiste şöyle buyrulmuştur: Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Cuma günü Müslümanların gusül abdesti alması gereklidir. O kimse evdeki kokudan sürsün.» Hadisi Ahmed ve Tirmizî rivayet etmiştir.
3- En güzel elbiseyi giymek: Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Sizden birinizin durumu iyi ise işi ve mesleği için olan iki elbise haricinde cuma namazı için iki elbise edinmesi gerekir.» Hadisi İbn Mâce ve Mâlik el-Muvatta'da rivayet etmişlerdir.
4- Camiye erken gitmek.
5- Yürüyerek camiye gitmek: Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Kim cuma günü gusül alır ve başını yıkarsa, cuma namazı için camiye erkenden gider, imama yakın olur, hutbeyi susup dinlerse; bu yolda yürürken attığı her bir adıma karşılık gündüzü oruçlu, gecesi ibadetle geçirilen bir yıllık amelin sevabı verilmiş olur.» Hadisi Tirmizî ve Nesâî rivayet etmiştir.
6- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e çokça salavat getirmek. Nebi -aleyhissalatu vesselam- şöyle buyurmuştur: «Cuma günü bana çok salavat getiriniz. Çünkü o salavatta melekler hazır bulunur. Şüphesiz, herhangi bir (Mümin) bana salavat getireceği zaman onun salavatı bitinceye kadar (aynı anda) bana sunulur.» Hadisi İbn Mâce rivayet etmiştir.
7- Kehf Suresi'ni okumak. Hadiste şöyle buyrulmuştur: «Kim cuma günü Kehf Suresi'ni okursa iki cuma arasında ona ulaşan bir nur ihsan edilir.» Hadisi Hâkim ve diğerleri rivayet etmiştir.
8- Duanın kabul edilme vaktinin aranması: Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma gününden bahsetmiş ve şöyle buyurmuştur: «İşte bu günde kısacık bir an vardır ki, Müslüman bir kul o ana rast gelecek şekilde namaz kılmaya ve dua etmeye muvaffak olur da Allah Teâlâ'dan bir şey dilerse, Allah o'na dilediği her şeyi bahşeder.» Hadis Muttefakun aleyhtir.

Cevap: Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.» Hadisi Müslim rivayet etmiştir.

Cevap: Kalben hazır bulunması ve namazda vücut azalarının namaz kılmaya hazır olmasıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir.} {Onlar ki, namazlarında derin bir saygı içindedirler.} [Mü'minûn Suresi: 1, 2. Ayetler]

Cevap: Belirli bir malda, belirli bir grup için, belirli bir zamanda verilmesi zorunlu bir haktır.
- İslam'ın esaslarından biri olup, zenginden alınıp fakire verilen farz bir sadakadır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Zekâtı verin.} [Bakara Suresi: 43. Ayet]

Cevap: Zekât olmayan sadakadır. Örnek: Hangi vakit olursa olsun hayır için verilen herhangi bir sadakadır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Allah yolunda harcama yapın.} [Bakara Suresi: 195. Ayet]

Cevap: Niyetle beraber imsak vaktinden iftar vaktine kadar orucu bozan şeylerden uzak durarak Allah'a ibadet etmektir ve iki çeşittir:
A- Farz oruç: Ramazan orucu gibidir. İslam'ın esaslarından biridir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine farz kılındığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç farz kılındı.} [Bakara Suresi: 183. Ayet]
B- Farz olmayan oruçlar: Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak ve her ayın üç günü tutulan oruçlardır. Bunların en faziletlisi, her kameri ayın (13, 14 ve 15.) Eyyâmu'l Biyz (aydınlık, ayın en parlak olduğu) günleridir.

Cevap: Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek ramazan ayında oruç tutarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.» Hadis Muttefakun aleyhtir.

Cevap: Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah yolunda bir gün oruç tutan hiçbir kul yoktur ki, o gün sebebi ile Allah onun yüzünü yetmiş sene Cehennem'den uzak etmesin.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
- Hadiste geçen «Sebîn Harîf» Anlamı; yetmiş sene demektir.

Cevap- 1- Bilerek ve isteyerek yemek ve içmek.
2- Kasıtlı olarak kusmak.

Cevap- 1- İftar etmede acele etmek.
2- Sahur yapmak ve sahuru geç yapmak.
3- Hayırlı işleri ve ibadetleri arttırmak.
4- Oruçluya biri sövdüğü zaman: "Ben oruçluyum" demesi.
5- İftar anında dua etmek.
6- Taze hurma ya da kuru hurma ile eğer bunları bulamazsa su ile orucunu açmak.

Cevap- Hac: Belirli bir zamanda belirli amelleri eda etmek için Beytullah'a giderek Allah Teâlâ'ya ibadet etmektir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{Yoluna gücü yetenlerin o evi (Kâbe) haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnidir.} [Âli İmran Suresi: 97. Ayet]

Cevap- 1- İhram.
2- Arafat'ta vakfe yapmak.
3- ''Tavâfu'l-ifâza” yapmak.
4- Safa ile Merve arasında sa'y yapmak.

Cevap: Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işittim: «Kim haccederken cinsel ilişkiye yeltenmez, uzak durur ve günah işlemezse, annesinden doğduğu günkü gibi (günahsız) döner.» Hadisi Buhârî ve diğerleri rivayet etmiştir.
- «Annesinden doğduğu günkü gibi»: Yani günahsız olarak.

Cevap- Umre: Herhangi bir zamanda belirli amelleri eda etmek için Beytullah'a giderek Allah Teâlâ'ya ibadet etmektir.

Cevap- 1- İhram.
2- Kâbe'yi tavaf etmek.
4- Safa ile Merve arasında sa'y yapmak.

Cevap- İslam'ı yaymak, İslam'ı ve Müslümanları savunmak için veya İslam'ın ve Müslümanların düşmanları ile savaşmak için çaba sarf etmektir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
{(Ey Müminler! ) Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.} [Tevbe Suresi: 41. Ayet].
*******

Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?) Sahabeler: O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Bunun üzerine Rasûlullah şöyle buyurdu: (Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder.» Hadis Muttefakun aleyhtir.
Hadiste geçen Ed-Deran: Kir manasına gelmektedir.